İHLÂS SURESİ’NİN
YORUMU
Her bir
varlığı ve cümle âlemleri zatı tekliğinden zuhura getirerek yaratan Allaha
hamdolsun. Zuhuru ile yarattığı kullarından Hz. Muhammede,
ehlibeytine ve onların yürüdüğü sıratı müstakimde yürüyenlere selam olsun.
Kureyşliler, Hz. Resulullah
Efendimize ‘Senin bizi davet ettiğin ilah nasıldır?’ Diyerek sual sordular.
Bunun üzerine “1-Kul hüvallahü ehad.
2- Allahüssamed. 3- Lem yelid, ve
lem yuled. 4- Ve lem yekün lehü
küfüven ehad. 1- De ki;
o Allah’tır, Ahad’dır tektir. 2- Allah’tır, sameddir. 3- Doğurmamıştır, doğurulmamıştır
O. 4- Hiç bir şey O’nun dengi / benzeri değildir” (İhlas suresi) inzal olmuştur. Bu dört ayetten ibaret
olan ihlâs suresinde Cenabı Hakk Ehad,
Allah ve samed isminden bahsederek
varlığını ilan ederek bizlere kendini tanıtır.
Bunu beyanla, Ehli kemal “Zat-ı
ilahiye ehad’dır. Sıfat-ı sübutiye
ulûhiyet’tir. (Allah’tır) Ef’al-i ilahiye ise samedaniyet’tir.” demişlerdir. Ki, Hakk’ın zatı mevcudiyeti
ehad’dır yani sayıyla, rakamla ifade edilemeyen tekliktir,
tekliğidir. Hakk’ın ehad olan zat’ı tekliğinden
zuhuru ise, Allah’lığıdır, yani Hakk’ın uluhuyet tecellisidir.
Pir seyyid
Muhammed nur Hz. leri “Ulûhiyet, mevcudat ve madumata şamildir.” diyor. Yani ulûhiyet, mevcut olup
görüneni de görünmeyeni de kuşatır, demektir. Bu itibarla Zatı-ı ehadiyetin, sıfat-ı sübutiye
zuhuruyla görünen ve görünmeyenlikteki tecellisi ulûhiyettir, yani Allah’tır.
Ve her şey dediğimiz cümle âlemleri, varlıkları ve eşya olan halkı Allah
yaratır. Yani bunlar ulûhiyetten yaratılıp, halk olunur ki “şey” eşyanın cem’i,
yani toptan ismidir. Bir varlığın adı hatırlanmadığında o varlık, şey olarak
ifade edilir. İşte ‘her şey’ dediğimiz de, isimlerden meydana gelen cümle
varlık ve âlemleri ifade ederiz. Demek ki, görünen ve görünmeyen ve mazhar-ı
esma olan cümle âlemleri ve varlıkları meydana getiren Hakk’ın eskimeyen
değişmeyen ve yok olmayan sıfatı sübutiyesidir ve, cümle sıfatta mevsuf Allah’tır. Bu itibarla Birinci
ayetteki “De ki; o Allah’tır, bir tektir.” beyanı, cümle sıfat-ı sübutiyenin mevsufu olan Allah’ın zatı ehad’dır
yani tek’dir demektir.
Cenabı Hakk’ın Samed
ismi yani samedaniyeti ise, cümle ihtiyaçların arz
edildiği yer demektir. Ki samed olmak itibariyle,
yani samedaniyeti yönüyle Hakk’ın ihtiyacı
kendisinden yine kendisinedir. Bu Hak ihtiyacının kendisinden yine kendisine
olmasının izahı ise şöyledir. Hakk’ın mutlak yönü sıfatı subutiyesidir,
mukayyet yönü ise esma ve ef’alinden oluşan
eserlerdir. Yani fiillerin isimlenmesiyle oluşan suretlerdir ki, bütün suretler
mukayyettir, yani birer kayıttır. Hakk’ın, batın olan mutlakıyetinden zuhura
getirdiği mukayyet olan suretlere, kul ve halk denildi. Cenab-ı
Hak, mutlak yönüyle halka emretti ve mukayyet olan halktan kulluk istedi.
Mukayyet olan ise, kul ve aciz olduğu için mutlakıyete yönelip ondan yardım
ister ve ona sığınarak, ona kulluk eder. Bu itibarla Hak, batın yönüyle mutlak
ve mabud’dur; (ibadet edilendir) zahir yönüyle ise
mukayyet olup abid’dir, (ibadet edendir) yani kuldur.
Böylece samed olan Allah’ın ihtiyacı kendi zahirinden
kendi batınına olur. Ki, bunu beyanla ikinci ayette “Allah’tır sameddir.” Buyrulur.
Üçüncü ayetteki “Doğurmamıştır, doğurulmamıştır O.” Beyanındaki mana ise: Allah’ın
varlığı, O’na başka bir yerden gelip intikal etmediği gibi, Allah’ın varlığı
kendi varlığından başka bir yere de gidip intikal etmedi, demektir. Çünkü Her
şey dediğimiz cümle varlıklar, Allah’ın tecellilerinden başka bir şey değildir.
Bu itibarla, dördüncü ayette “Hiç
bir şey O’nun dengi / benzeri değildir” buyrulur. Ki, Allah zat-ı
mevcudiyetiyle, eşi, benzeri ve dengi olmayan ehaddır/tekdir.
Ki bu tekliğini cenabı Hak, cümle alemlerde ve
yarattığı her varlıktaki tecellisini, birbirinin aynı olmayan teklik ile zuhura
getirmesiyle gösterir. Bunu beyanla “…O her an yeni bir iş ve oluştadır.” (Rahman,
29) buyrulur. Ki, Hakk’ın her tecellideki tekliği, hiç kimsenin birbirine
benzememesi, her kar tanesinin birbirinin aynı olmayan teklikle gökten inmesi,
denizin her dalgasının birbirinin aynı olmadan teklikle vücut bulması vb.
gibidir. Ki, deniz devamlı dalgalanır; fakat hiç bir dalga bir diğerine
benzemez. Her gelen dalga tektir ve teklikle gözükür. Vesselam.
Her şeyi en iyi
bilen ve İhlâs suresini yorumlamayı bize lütfeden Allah’a şükürler olsun,
Resulü Hz. Muhammede ve evlatlarına selam olsun, o
evladı Resul’e hizmet ve sadakatte cenabı mevlam
yardımcımız olsun.
Nejdet Şahin
26 Haziran 2009
Salihli