Kişi cahillikle yüklenmiş olduğu ağır yük kendi benliğidir ki, yani kendisine emanet edileni sahiplenmiş o emanet onda vücud günahı olan bir yük durumuna gelmiştir. Ki Hz. Peygamber (s.a.v) efendimiz: “Vücud günahından daha büyük bir günah yoktur” buyurmuştur. Ve bu vücud günahı olan kirlilik kişinin gönlünü kaplamış olması sebebiyle her tarafı kuşatan ilim denizi derecesinde bilgiler elde etmiş olsa bile uçsuz-bucaksız çölün ortasında susuz kalmış bir yolcu gibidir. Tövbe suresinde; 9/28. Müşrikler bir pisliktir. Buyrulmuştur. Ve bu hal ile âhiret âlemine varan kişi şaşkınlıkla görecek ki, elde etmiş oldukları şeylerin içinde bir tane bile hikmet incisi yoktur. Ve kendi kendine sorar “ben neden bu hale düştüm?” diye


      Günümüzde sinsice değerlendirilen her fırsatta, vatan’ına, tarihine, iman ve irfanına, örf ve geleneklerine, gençliğine, aile yapısına, ekonomisine ve milli bütünlüğüne haçlılar ve haçlılarla işbirliği yapan yerli işbirlikçiler, ırkçı bölücüler tarafından zalimce pervasızca saldırılan. Gerek yazılı ve sözlü medya yoluyla her türlü psikolojik, kültürel ve toplumsal açıdan acımasızca ve patavatsızca yapılan taarruzlara muhatap olan Türk’lük ve Türk milleti, yüce yaratıcının ‘kâmil millet’ projesidir.
Bu155 beyitten oluşan mana yüklü şiiri ile doksan dokuzluk tesbihin içerdiği ledduni hikmetlerin ifade olunması, üslubu itibarıyla eşine çok az rastlanan bir çalışmadır. Belki de Abdül Malik Hilmi Hz.nin bu risalesi, üslûbu yönüyle eşsiz bir eserdir.

Ziyaretci sayımız:
Yüce yaratıcı olan Allah Kur’anı Kerim’de; “Allah yolunda öldürülenler için << ölüler >> demeyin. Tam aksine onlar diridirler ama siz farkında olmazsınız.” (Bakara -154) beyan ettiği gibi başka bir beyanında ise;“Allah yolunda öldürülmüş olanları ölüler sanma sakın. Hayır! Onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar – Allah’ın lütfünden kendilerine verdiğiyle sevinçlidirler: Ve arkada kalıp kendilerine katılmamış olanlara şunu müjdeliyorlar: Onlar için korku yoktur; tasalanmayacaklardır onlar.” (Ali İmran–169, 170) buyurur.

Yüce Allah kuranı kerimde; "Ey iman edenler, Sizden kim dininden dönerse Allah onun yerine öyle bir kavim / topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü / mütevazı kâfirlere karşı başları diktir / izzetlidirler. Onlar Allah yolunda mücadele ederler, hiçbir kınayıcının levminden / kınamasından da korkmazlar. Bu Allah'ın dilediğine yönelttiği bir lütuftur / ihsandır. Onu dilediğine verir." (Maide, 54) Buyurur. Cümle ehl-i kemal, leddun-i yönden bu ayetteki "kınayanın kınamasına aldırmamak" beyanının Melamilik olduğunu, bu ayetin Melamilerin vasıflarını beyan ettiğini ifade etmişlerdir. Buna göre Melamileri tarif eden Maide suresinin 54 üncü ayetinin leddun-i yönden değerlendirilmesi şöyledir;
  Ömrünün önemli bir kısmı savaşlarda ve cephede geçen Atatürk, “Gazi’dir.” Ki gazi, şehit olmayı göze alarak, vatan millet uğruna gayret, mücadele eden demektir. Ve şehit’liğe ait bütün değerlere gaziler de mazhar olduğundan, şehitlik mertebesi hiç şüphesiz gazilerin mertebesidir. Bunu ifadeyle Hz. Resulullah (s.a.v) efendimiz;“Bir kimse Allah yolunda olmayı canı gönülden isterse, yatağında ölse dahi Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.” Diyor.

Bakara suresinde, 2/156. “Biz Allah içiniz ve sonunda O’na dönüp gideceğiz.” Anlayışına ermek için “Yol arayışı” ile ilgili 40 soru, 40 cevap şeklinde düzenlenebilecek bir yazı çalışmasının uygun olacağı hakkında, saygı değer büyüğümüz Demir Ali Serbest efendi bizleri teşvik etmiştir.
Bu konuda bizi yönlendirmiş olmasından dolayı kendisine teşekkür eder ve yüce Allah kendisinden razı olmasını niyaz ederiz. Bu yazının yazılmasına gerekçe olarak, bir müminin bir mürşit arama ihtiyacının hangi şartlarda oluşacağının doğru şekilde bilinme ve ona göre hareket etmenin bilinmesi içindir. Bir mürşit arayışı, ihtiyaç duymadan ve bilgisizce yapılması durumunda, manevi yaşantının düzeleceği yerde daha kötü ve sapıklığa varabilecek bir hale düşülebilir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bilgisiz fakat samimi duygulara sahip olan müminlerin, kolaylıkla kandırıp iyi niyetleri istismar edildiği ve edilmekte olduğu açıkça görülmektedir

Türkiye Cumhuriyeti “TEVHİD” temel’i üzerine kurulmuştur.
Necdet ŞAHİN
  Bunların ve vekillerinin taraftar ve müritlerine yaptıkları tarif ve öğretiler, asla ve kat’a; kul’u Hakk’a kavuşturan “en büyük zikrullah ibadeti” değildir. Çünkü unvânı ne olursa olsun, kendine bağlı tekke dergah vb. mekânları ve taraftarları ne kadar çok olursa olsun, Kalbi zikrullah’tan gafil olan bir mürşit, kendisi zikrullah telkin ve irşâdına muhtaçken, başkalarına zikrullah telkin edemez.

Fehmi'nin Pencersinden Hasan Fehmi Divanı Şerhi PDF formatında sitemizde yayınlanmaktadır. Kitabı PDF formatında bilgisayarınıza indirip istifade edebilirsiniz.
İnsan denilen yaratılmış varlık, yaratıcısı olan yüce Allah tarafından geçici olarak yeryüzünde yaşamış olması için gönderilmiştir. Ve onun değerini ve öncelikli olarak nasıl bir davranış sergilemesi gerektiğini şu sözleriyle özetlemiştir: Tin suresinde, 95/4-5-6-. Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık. – Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık. – İman edip barışa yönelik iş üretenler müstesna. Bunlar için kesintisiz bir ödül vardır. Herkes bilmektedir insan annesinden doğduğu zaman kendisinden ve çevresinden habersiz bir damla suyu ağzına alıp içemeyecek derecece çaresiz iken kendisinden istenilen davranışı nasıl sergileyebilir? Bunu yapabilmesi için yeryüzüne gönderilmeden önce bir öğretim (bilgilendirilme) ve eğitim (bilgilendirme doğrultusunda gerektiği gibi davranış sergilemesini sağlama) verilmiş midir?
Vahdetinden cümle âlemleri ve âlemlerdeki her şeyi yaratan. Ve yarattıkları içinde insanın kendisine kulluk yapmasına muhabbet edip âşık olan Allah'a hamdolsun. Resul'ü Muhammed'e ve ehlibeyte selam olsun. Onların meclisinden ayrı olmaktan rabbim bizleri muhafaza etsin.
Hac lügat anlamı itibarıyla hürmete ve tazime layık yerleri ziyaret demektir. Bu ziyaret esas itibarıyla yani farzıyet açısından değerlendirildiğinde hac, vakti içerisinde Arafat ismindeki alanda bulunmak ve Beytullah'ı yani Allah'ın evini ziyaretle tavaf (Kâbe'nin etrafını yedi defa dolaşmak) etmekten ibarettir. Bu itibarla haccın farzı ikidir; Birincisi vakti içerisinde Arafat'ta vakfe yapmak, ikincisi ise Kâbeyi tavaf etmektir.


posta@hakikatbilgisi.com

İsmâil Hakkı Bursevî hazretleri tarafından "Kitâbü'n-netice" (neticenin kitabı) ismi verilip yazılmış olan bu kıymetli eser, yaratılmış olan şuurlu (anlama kabiliyetli) varlıkların içinden en üstünü olabilecek özellik ve mükemmellikte olan insanın yaratılış amacı hikmetinin neticesini hangi yol ve ne şekilde elde edebileceğini en iyi şekilde anlatabilmek amacı ile yazılmıştır.
                    
İSMAİL HAKKI BURSEVÎ'NİN BEYİTLERİ
Hüseyin İŞBİLİR
        Kur’anı kerim’in, Allah katından inzal olduğu (indirildiği) gece olarak kabul edilen Kadir gecesi hicri takvime göre, Ramazan ayının yirmi yedinci gecesinde tüm İslam âleminde müminler tarafından, çeşitli hayra yönelik etkinlilerle kutlanır.
Çünkü Kuran’ın, bu ayda indiği “Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kuran, onda indirilmiştir…” (Bakara-185)

   Gecelerin sultanı KADİR GECESİNDEKİ hikmetler
     Necdet ŞAHİN

    Fehmi'nin Penceresinden.
    Hasan Fehmi Divanı Şerhi
     Hüseyin İŞBİLİR

TESBİH RİSALESİNİN ŞERHİ / AÇIKLAMASI
Tesbih risalesini yazan Rahovesli ABDÜLMALİK HİLMİ hz. leri.
Şerh eden / açıklayan NEJDET ŞAHİN

  KUR'AN DA Kİ MELAMİLİK
   Necdet ŞAHİN
Yüce yaratıcın’ın KÂMİL MİLLET projesi olan TÜRK’ler kimdir?
Necdet ŞAHİN

ON KASIM’DA Atatürk’ü anmak
Necdet ŞAHİN

YOL ARAYIŞI ( 40 Sual ve Cevap)
Hüseyin İŞBİLİR

HAC İBADETİNİN HİKMETİ
Necdet ŞAHİN

İDRİS-İ MUHTEVİ’ DEN
“İŞBU DEME ERİNCE”  Deyişi ve yorumu
Hüseyin İŞBİLİR

ŞEHİTLİK VE GAZİLİK
Necdet ŞAHİN

İNSAN’A UYARICILAR İLE ÖĞRETİM,EĞİTİM ve UYARI
Hüseyin İŞBİLİR

KUR'AN-I KERİM DEN
Bakara  183 Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.

Bakara  184 Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

Bakara  185 Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır.

Ahzâb  35 Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.
Ya Rabbi beni ağyare saldırma
Bu'd fırkatın narına yandırma
Mu'tad et kalbimi zikrinle daim
Uyandır nevm-i gaflete daldırma

Bad-ı seher-i aşkını kalbimde
Estir erisin ol şirk-i hafiye
Şems-i hakikatın tığını saldır
Açılsın marifet gülün soldurma

Özümü özünden olduğun bildir
Sözümü sözünden olduğun bildir
Emraz-ı a'veri gözümden kaldır
Biri bir göreyim iki sandırma

Hadis-i kudsinde kim buyurdun Sen
Sevdiğin kuluna hep verirsin Sen
Gözünden görmeye göz olursun Sen
Bu zümre kullardan beni ayırma

Sehab-ı cehlimi kaldır aradan
Nur-i irfan ziya salsın her yandan
Göreyim cemalin ben ben olmadan
Gözümü serab-ı zille kaydırma

Vaslına muhabbet nimettir bana
Birliğe ulaşmak izzettir bana
Hicab-ı cenneti sed çekme bana
Huri gılman ile beni kandırma

Mahvedip FEHMİ'yi mahz-ı zat eyle
Bekada baki kıl izzü cah eyle
Cemalin keşfedip dilküşad eyle
Hicrile Berzah'ta beni durdurma

A.Kaşani den Tasavvufi Kavramlar


A'yân-ı Sabite;
Sûfiler a'yan-ı sabite varlık kokusu koklamamıştır derler. Çünkü varlık sadece Hakka ait olduğu için a'yan-ı sabite için söz konusu olamaz.

Bu ifade ile şunu anlatmak isterler: Allah ehline göre a'yan-ı sabite, filizoflara göre mâhiyet ve kelâmcılara göre mâdum şey denilen hakikatler, Allah katında bulundukları bâtınlık hallerinde kalıcıdırlar. Onlar harici varlığa çıkmamışlar, aslada zuhur etmeyeceklerdir. Bâtın olmak a'yan-ı sabite için özünden kaynaklanan bir niteliktir ve onların hükümleri Hakkın varlığı vasıtasıyla zuhur eder.

Çünkü sadece Allah'ın varlığı vardır,mümkünler ise yoklukta kalıcıdır. Hak, ezeli ve ebedi olarak değişmeksizin mevcuttur; mümkünler ise ezeli ve ebedi olarak a'yanı sabite'dirler. Onlarda değişmezler, sadece Hak hükümleriyle zuhur eder. Bu ifademiz, kâmil insanların bilgisi ve anlatımıdır.



Doğdu ol sadr-ı risâlet bastı arş üzre kadem.
Saldı ol nûr-u nübüvvet pertevin fevka'l-ümem

Çalınıp tabl-ı beşaret geldi şah-ı enbiya
Gulgule doldu cihana kondu ol sahibalem

Nur-u vechinden alındı encüm ü şems ü kamer.
Bahr-ı ilminden bilindi hikmet-i lvh u kalem.

Merhaba Ya Mustafa ey nur-ı ayn-ı asfiya.
Merhaba ey sahibü'l miracı fi daci'z zulem.

Gelmeseydin âleme sen halk olunmazdı cihân.
Dostluğuna yaratıldı ey nebiyyi muhterem.

Biz günahkar ümmete sen şahı irsal eyledi.
Hamdülillah sana ümmet eylemiş ol zi-kerem.

Ya Resûlallah şefaat kıl NİYAZİ mücrime.
Şol zaman kim baş açık yalın ayak kan ağlayam.
Ziyaretçi Sayfamız açıldı.
Ziyaretçi Defterimize Yorum, eleştiri ve sorularınızı eklemek için TIKLAYINIZ
Ziyaretçi Sayfamız açıldı.
Ziyaretçi Defterimize Yorum, eleştiri ve sorularınızı eklemek için TIKLAYINIZ
En büyük ibadet ZİKRULLAH” nasıl ve nedir ?
Necdet ŞAHİN
CENAZE NAMAZINDAKİ LEDDUNİ HİKMETLER
Necdet Şahin



Ey iman kardeşim, “Her nefis/benlik ölümü tadacaktır…” (Ali İmran- 185) hükmü gereğince, bu şahadet ve imtihan âlemindeki ömrünü tamamlayan her mümin için, kabre defnedilmeden önce cenaze namazı kılınır. Farzı kifâye olup dört tekbirle kılınan cenaze namazına başlamadan evvel müezzin: ‘Allah için salata / namaza, resulullah için salâvata, meyyit (ölen mümin) için dua’ya, dört tekbirle uyun hazır olan imama’ diyerek cemaatı ikaz edip hatırlatmada bulunarak namaza davet eder.
Kur’an ve vahiy dışı bu zihniyet; Türkiye cumhuriyetinin kuruluşunu engellemek için Haçlılarla dahi işbirliği yapıp, haçlı istilâcılarla savaşan milli kuvvetleri ve onun lideri Gazi Atatürk’ü din dışı ilân etmişlerdir. Ve utanmadan sıkılmadan verdikleri bu fetvalarını haçlı istilâcıların uçaklarıyla Türk milletine havadan atarak dağıttırmışlardır.

KALP ve ALLAH dostluğu
Necdet ŞAHİN
          Görünen görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen Cümle âlemlerin rabbi olan Allah, bir kutsi beyanında; “Her kimin ki kalbinde Allah vardır, ben onun dünya ve ahiret iki âlemde dostu / velisi olurum. Her kimin ki kâlbinde Allah yoktur ben onun dünya ve ahiret iki âlemde hasmı olurum.” Buyurur. Bu itibarla her mümin, dünya ahiret Allah dostluğuna mazhar olmak için, bu imtihan âleminde kalbini muhakkak Allah’ın mekânı yapması gerekir.
Paylaş
Ey inananlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında,kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kâfirlere karşı başı dik bir topluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda tüm gayretleriyle didinirler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine yönelttiği bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, her şeyi bilir. (Maide-54)