HASAN FEHMİ TEZDOĞAN EFENDİ'NİN HAYATI VE ŞAHSİYETİ

1885 yılında Makedonya'nın İştip iline bağlı Muşansa köyünde dünyaya gelmiştir.Babası Mahmutağalar namıyla bilinen sülalenin reisi Mahmut Ef.,annesi ise Nefise hanımdır.Osmanlılar'ın Avrupa'yı fethi sırasında,2.Kosova Meydan Savaşı'ndan sonra o yöreler tümüyle Türklerin eline geçmişti.Elde edilen bu bölgeleri koruyabilmek için Türkleştirmek gerekiyordu.Bu nedenle,Anadolu'dan Rumeli'ye Türk aileler getiriliyor ve gerekli görülen yerlere yerleştiriliyordu.İşte bu işlem gereği,Hasan Fehmi Efendinin sülalesi de o zaman Bursa'nın Tomat nahiyesinden alınmış,Rumeli'ye getirilmiş ve İştip civarına yerleştirilmişti.Yerleştirilen ailenin reisi Kadir Dede'nin Bursa'dan geldiği kendi kabir taşında yazılıdır. Kadir Dede'nin dört oğlu olmuştur.Bunlar;Halil,Arslan,Mehmet ve İbrahim dir.Bu dört kardeşten Halil Dede'nin de dört oğlu olmuştur.Bunlar da Zeynel,Talip,Nasuh ve Eyüp tür.Hasan Fehmi Efendinin dedesi olan Talip Ef.nin ise iki oğlu dünyaya gelmiştir.Mahmut ve Şahin adında.Hasan F. efendinin birçok divanında Talibi mahlasını kullanması dedesi Talip Ef.ye izafeten olmasıda ihtimal dahilindedir.Mahmut Ef.ninde dört oğlu olmuştur.Halil,Ali Osman,İbrahim ve Hasan Fehmi Efendiler. Sülale hayatı bu şekilde tesbit edilen Hasan Fehmi Tezdoğan Efendinin ilk tahsilini Tikveş'e bağlı Nigotin'de yaptığını görmekteyiz.Öğretmeni Hacı Şeyho namıyla maruf Hacı Mustafa Efendi idi.Kendisi bu zattan aynı zamanda zahir ilmini de tahsil etmiştir.Hacı Şeyho batın ilmine vakıf bir zat olmasına rağmen delikanlı bir çağda olan Hasan Fehmi'ye oradaki tahsilin sonunda "Sen artık batın ilmini de almayı hakettin,ama ben senin sadece zahiri hocanım" demiş ve ilm-i tevhidi almak için onu başka bir mürşidi kamile salık vermiştir.Hali vakti yerine olan babası Mahmut Ef.bu kere genç Hasan Fehmi'yi daha yüksek tahsil için İştip Medresesi'ne yollar.

Buradaki hocası Hacı Mustafa Efendinin salık verdiği Hacı Ali Rahmi Efendidir.Bu zat hem zahir ilmine hem de batın ilmine vakıftır aynı zamanda.Zahir ilminin tedrisi sırasında lüzum gördüğü anlayışlı talebelerine batın ilmini de öğretmektedir.Bu talebelerden biri de Hasah Fehmi Efendidir.Gerekli zahir ilmini öğrenen ve batıni ilmin mertebelerini de yaşayıp zevkeden Hasan Fehmi kısa bir zaman sonra genç yaşta,22 yaşında batıni ilmi öğretme ve bu vazifeyi yürütme görevi olan Hilafeti almıştır,mürşidi Hacı Ali Rahmi Efendiden bu hususta divanında şöyle der:

Mürşidim Ali Rahmi
Bildirdi beni bana
Ol irşad-ı manevi
Bildirdi beni bana

Ali Rahmi Efendinin mürşidinin H.Salih Rıfat Ef. ve onunda mürşidinin Hz.Pir Muhammed Nurül Arabi olduğunu aşağıdaki divanında açıkça belirtmektedir.

Nakşibendinin salikleriyiz
Rif'at Melami havzeleriyiz
Seyyit Ali'nin dervişleriyiz
Nur Muhammed'in bendeleriyiz
Vahdet gülünün bülbülleriyiz

Bu divanlarda hilafet silsilesi açıklanmakta ve kendisinin Hz.Pir den sonra 3.görevli olduğu görülmektedir.Melamet neşvesiyle yana bir aileden gelen Hasan Fehmi mürşidi H.Ali Rahmi Efendiden hilafet alınca,bu yönde kısa zamanda temayüz etmiş,ilmi,irfanı ve genç dinamizmiyle etrafına aşıkları ve temiz gönüllüleri toplamıştır.Kendi köyü Muşansa'da olduğu gibi,yakın köy ve kasabalarda da ünü duyulmuş,salikleri tevhid zevkiyle erdirmeye son derece çaba sarfetmiştir.Kendini bu yola vermiş,bu yola adamış,resmi göreve hiç yönelmemiştir.Bilineceği üzere Hasan Fehmi'nin yaşadığı yıllar Osmanlı Devlet'nin çöküş Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yılları idi.Dedeleri,Osmanlılar'ın parlak devirlerinde gelmişler,yeni yurtlar kurmuşlar,ömürlerini bu güzel düzende geçirmişlerdi.Hasan Fehmi Tezdoğan ise çöküş yıllarında doğduğundan,bunun doğuracağı acı ama gerçek sebepler neticesi,dedelerinin doğum yerine,anayurda geçmişlerdir.Hasan Fehmi'nin anayurda gelişi Balkan Harbi'nin olduğu yıllardır.Yerleşim bölgesi olarak Egeyi seçer ve İzmir-Tire'ye yerleşir.Edindiğimiz bilgilere göre.Mürşidi H.Ali Rahmi Ef.de anayurda göçtükten sonra bir müddet Tire'de oturmuş sonra Turgutlu'ya gitmiş ve orada Hakk'ın rahmetine kavuşarak,defnedilmiştir. Balkan Harbi sona erer ama bu sefer 1.Dünya Savaşı başlar.Savaş yılları askerlik görevini "Bölük Emini" olarak yapar ve bu nedenle Serez'e kadar gider.Savaşta Osmanlı Devleti yenilmiştir.Bundan yararlanan düşman devletler Anadolu'yu işgale kalkarlar.Yunanlılar İzmir'e çıkar.Hasan Fehmi Efendi çocuklarının yanına Muşansa'ya döner.Orada 10 yıl kadar kaldıktan sonra tekrar Anadolu'ya bu defa çocukları ve yakınlarıyla temelli gelir.İzmir- Menemen'e yerleşir.Ana yurdumuzdan düşman temizlenmiştir. Menemen'de zahirecilik,bakkallık ve tütüncülük yapar.Bu işler nüfusu kalabalık olan Hasan Fehmi Tezdoğan Efendinin ailesine yarar sağlamayınca 1939 yılında İzmir'de Darağacı semtine göçer. 12 yıl burada yaşamını temin eden ve sevenlerini aşk-ı ilahi ile bezeyen Hasan Fehmi 1951 yılında Hakk'ın rahmetine kavuşur.Kabri İzmir-Altındağ'da Kokluca Mezarlığı'nda S:1A:19'dadır.Mezar taşında divanındaki ilk ilahinin şu son mısrası yazılıdır:

Mahvedip Fehmi'yi mahzı zat eyle
Bekada baki kıl izzü cah eyle
Cemalin keşfedip dilküşad eyle
Hicrile Berzah'ta beni durdurma
Ey inananlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında,kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kâfirlere karşı başı dik bir topluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda tüm gayretleriyle didinirler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine yönelttiği bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, her şeyi bilir. (Maide-54)


Ya Rabbi beni ağyare saldırma
Bu'd fırkatın narına yandırma
Mu'tad et kalbimi zikrinle daim
Uyandır nevm-i gaflete daldırma

Bad-ı seher-i aşkını kalbimde
Estir erisin ol şirk-i hafiye
Şems-i hakikatın tığını saldır
Açılsın marifet gülün soldurma

Özümü özünden olduğun bildir
Sözümü sözünden olduğun bildir
Emraz-ı a'veri gözümden kaldır
Biri bir göreyim iki sandırma

Hadis-i kudsinde kim buyurdun Sen
Sevdiğin kuluna hep verirsin Sen
Gözünden görmeye göz olursun Sen
Bu zümre kullardan beni ayırma

Sehab-ı cehlimi kaldır aradan
Nur-i irfan ziya salsın her yandan
Göreyim cemalin ben ben olmadan
Gözümü serab-ı zille kaydırma

Vaslına muhabbet nimettir bana
Birliğe ulaşmak izzettir bana
Hicab-ı cenneti sed çekme bana
Huri gılman ile beni kandırma

Mahvedip FEHMİ'yi mahz-ı zat eyle
Bekada baki kıl izzü cah eyle
Cemalin keşfedip dilküşad eyle
Hicrile Berzah'ta beni durdurma
Bey'at-ı Hakk'ı,Muhammed'den kılanlar Merhaba
Buldunuz iman-ı kamil cümle yaran Merhaba

Varis-i Nebi'dir,ol Nur Muhammed esfiya
Gün gibi doğdu bu alem yüzüne saldı ziya

Oldu imam ehl-i aşka,verdi müezzin sala
Kıldılar dört farz namazı okudu "Kad efleha"

Geçtiler zevk-i fenadan buldular zevk-i beka
Kıldılar vahdette namaz,ettiler mirac Hakk'a

Sidre-i Münteha olmaz aşığa durak makam
Geçtiler "Kavseyn" e anlar ettiler canı feda

Ol yüz-i bedr-i münir ahzeyledi şemsten ziya
Cümle erbab-ı ulumun kalbine verdi cila

Cilve-i Ma'şuk'a sabretmek gerektir aşığa
Bir cefası içre FEHMİ'ye gelir yüzbin sefa
HASAN FEHMİ DİVANI
Geldi Muhyiddin hakikat alem içre ağniya
Kapısında Padişahlar oldular kul ve keda

İlmi,ağzından Rasul'ün aldı ol ali cenab
Eyledi ihsan ona ol Fahr-i Alem Mustafa

Rüşd-i alem oldu asrında bilenler bildiler
İstidadı tam olanlareylediler iktida

Ol güruh-ı akl olan sofular onu bilmedi
Ona Zındıktır demekle düştüler hep mehlika

Bahr-ı ahdardır makamı Hızr'a yoldaştır o pir
Nevm-i gafletten uyandırdı nice yüzbin Musa

Ab-ı hayat menbaıdır kendisi haydır müdam
Etti ihya dini ilmiyle yeniden ol sima

Bahr-ı ilmine kayık salmak bana mümkün değil
Eyle himmet FEHMİ'ye yolundayım çün bir feda

Ey zahid gel zühdünü ko
Aşka eyle iktida
Göresin hep ehl-i aşk
Olmuşlar halka mukteda

Cümle kervandır bu alem
Ehl-i aşktır rehnüma
Gel karib ol kaçma zinhar
Sen kalırsın bineva

Çünkü "Yuhibbüne" geldi
Ol gani Hak'tan bize
Nidelim gayre muhabbet
Çün değil emr-i Hüda

Etme rağbet perhize sen
Gel beru ey hoşimend
Niceler perhizle bunda
Oldular Hak'tan cüda

Rüz u şeb taat ibadet
Eylemez vasl-ı lika
Aşkile yoldaş olanlar
Buldular derde deva

Ara bul mürşid-i kamil
Çünkü oldur Haknüma
Hep erenler füyuzat
Oldu ol yüzden hida

TALİBİ'yle sohbet eyle
Her sözüne tut sima
Sehpa-yı aşkın şarabın
İçirir her dem sana
Ey merd-i kamil
Bulunma gafil
Ol Hakk'a vasıl
Aşk meydanında

Ver kalbe cila
Et nefsin imha
Oldur Haknüma
Aşk meydanında

Et nefsle savaş
İrfana ulaş
Ver can ile baş
Aşk meydanında

Bul irfan kanın
Göstersin yarın
Yok eyle varın
Aşk meydanında

Bülbül ol güle
Düş dilden dile
Cevre sabreyle
Aşk meydanında

Arama izzet
Çün buldun zillet
Ol imiş devlet
Aşk meydanında

FEHMİ et sohbet
Gitsin cehalet
İrfandır cennet
Aşk meydanında
"Nahnü akrabü" hitabetti Cenab-ı Kibriya
Fehmi'de gör bu rumuzdan ibret al ey bivefa

Kurb-i nevafille erdi hep bu sırdan esfiya
Gördüler Hak ile Hakk'ı cümle eshab-ı sefa

Abdi,zahir ol şudud et Hakk'ı batından müdam
Ol vücud-ı vahidin emrinde et ahde vefa

Kalb-i safvetle yanaş mürşide,bezl-i himmet al
Kenz-i mahfiden olur zahir gani irfan sana

"Festakim kema ümirte" dedi çün Kur'an'da Hak
Telkine eyle riayet kamile et iktida

Nehr-i cari ol sülukunda yüzün ummana tut
Sil süpür siva kazuratın canın bulsun lika

Şer'i esas üzre kur,Tevhit sarayın yüce kıl
Çık otur taht-ı dilarada nazar et her yana

Hak yolunda ol mücahit bula gönlün inşirah
Bin maarif refrefine edegör azm-i beka

TALİBİ söyler dilinden Hak ile biiştibah
İşitir kulağı Hak'tan her kelamı mutlaka
Doğdu ol şems-i hakikat,saldı aleme ziya
Feyzine mazhar olanlar,buldular hayyü'l-beka

Teşnedil olana sundu,ilm-i ledün kevserin
Doğdu hikmet kalblerinde,buldular zevk-i feza

Merhaba ya Mustafa,ey nur-i alem merhaba
Merhaba ya kurrete'l-ayn-i Habib-i esfiya

Kenz-i Rahman'dır vücudun,sırr-ı hikmet sendedir
İlm u irfan bahşetti bize dilin ey dilküşa

Sen habibullah olupsun sevmeyen kimdir seni!
Can feda etmiş yolunda yürür nice bin keda

Ruh-ı pakine varır,günde nice yüzbin sala
Sensin ol mürşid-i alem,sendedir derde deva

Baş açık yalın ayak,kapında mücrim bendeyim
Kıl şefaat FEHMİ'ye,ol günde kim ruz-i ceza

Yanıp yıkıldım ateş-i aşka
Kül olup savruldum harman-ı aşka

Aşıka cennet aşkıdır anın
Meftun olmuş yürür gülzar-ı aşka

Zahidin zühdü cennettir ona
Onun için varamaz meydan-ı aşka

Hakk'a varılmaz ucb u kibrile
Yandır onları suzan-ı aşka

Mağrur olma sen arifim diye
Sohbetten kaçma gel irfan-ı aşka

Kır sen taptığın nefsin putların
Kalb-i selim ol gel berdar-ı aşka

Kalayla FEHMİ ahlak kabını
Onu mesken eyle Sultan-ı aşka
Dervişler daim çekerler cefa
Hak için başa gelir her bela
Aşkın ile yar eyledin beni
Oldu bu gönlüm ona mübtela

Nice divane olmasın gönül
Göründü ey dost zülüfün bana
Can ile başım feda uğruna
Yeter bir görsem,cemalin bana

Aşk deryasının filkine bindim
Gark olsa cihan bir seyran bana
Nadan ne bilsin aşkın halinden
Ona da ihsan eylesin Huda

Şarab-ı hüsnün layezalinden
Sundu bir kadeh ol saki bana
Görünce hüsnün her yüzden FEHMİ
Sevda-yı aşkın yerleşti cana
Ezelden bu aşka oldum mübtela
Bana ihsan etti ol Gani Mevla
Onulmaz derdime eylerim deva
Bana ihsan etti ol Gani Mevla

Aşk oluptur benim yolumda burak
Yokuşu düz eder geceyi işrak
Yakın eder her ne var ise uzak
Bana ihsan etti ol Gani Mevla

Hakk'a aşık olan denildi aşık
Hakikat aşına aşk olur kaşık
Büyüğe döşektir küçüğe beşik
Bana ihsan etti ol Gani Mevla

Aşk ile Tevhid'de görenler staj
Uyanır onların kalbine sırac
Olur onlar akran içinde sertac
Bana ihsan etti ol Gani Mevla

Aşk oldu FEHMİ'nin yolunda rehber
Onunla Hızır'a eyledi sefer
Ondan etti ilm-i ledünn'ü ezber
Bana ihsan etti ol Gani Mevla
Dilruba vaktin seherinde doğar envar bana
Senden artık gönlüm içre bir muhabbet yok bana

Ta ezelden ben senin aşık-ı üryanınım
Cilve-i gamzın okundan yara açtın sen bana

Sen mürid-i mürşidansın verdiler bir ad bana
Mahvolup suretle esma oldu Hak mihman bana

Herkese kırk erbain verdiler doksan bana
Hubb-i Hak'tan elli lira bir ceza çok az bana

Vahdetin kesreti doğan üç gün eyledi devam
Doğdu gün mağribten,oldu her cihet seyran bana

Bahr-ı "Ev edna" ya saldık gemimiz tutmaz tufan
FEHMİ kadrin kim bildiyse etti Hak ihsan ona
Ey dilara,bağ-ı lütfun verdi neş'e canıma
Tal'at-ı nurun hayat bahşeyledi dilhaneme

Ruy-ı hüsnündür görünen sevmemek imkan mı var
Her bakışta zevk-i tezyid eyledi irfanıma

Bir cemali nice yüzbin şekle nakkaş eyledin
Cümle nakkaş içre bir yüz görünür didarıma

Vuslat-ı Ma'şuk yanında zevk-i cennet kandedir
Bağ-ı cinan,huri gılman hiç görünmez aynıma

Leşker-i aşk uğrayıp her varlığım etti harab
Hubb-i Hak'tan gayrı birşey gelmez artık kalbime

Nisbet-i vücud mahvoldu,sıretim buldu beka
Ol beka ilinde ben hamdeylerim Subhan'ıma

İhtiyacındır bilinmek FEHMİ'yi var eyledin
Ta ezelden bu hitabı söyledin kulağıma

Mürşidim Ali Rahmi
Bildirdi beni bana
Ol irşad-ı manevi
Bildirdi beni bana

Aşktır bana bidayet
Yokluk oldu nihayet
Erdi Hak'dan inayet
Bildirdi beni bana

Sermayemdir yokluğum
Hak varlığıdır karım
Gönlümdeki mihmanım
Bildirdi beni bana

Terkedince varlığım
Gitti gönül darlığım
Zevk ile irfanlığım
Bildirdi beni bana

Oldum Tevhid'e davet
Hemen ettim icabet
Ol sıdkile şehadet
Bildirdi beni bana

Neylem ben bu dünyayı
Hem istemem ukbayı
Buldu gönül Mevla'yı
Bildirdi beni bana

FEHMİ buldu vahdeti
Ol dost ile halveti
Nur Muhammed himmeti
Bildirdi beni bana
Bak şu Hakk'ın hikmetine
Nice dert verdi bana
Çün ezelden dertli idim
Yine dert verdi bana

Aradım buldum tabibi
Sıdkile uydum ona
İçirdi sehpa-yı camı
Ol imiş derman bana

Nice bir derttir acaip
Mübtela oldum ona
Geldiğince hatırıma
Hiç rahat vermez bana

Yine tuttu eski derdim
Ne olur bu hal bana
Kaynayıp taştı içerden
Mevc urur derya bana

Böyle bir derde giriftar
Olmamış hiç kimse de
Debreşir eski yareler
Dert olur derman bana

Öyle bir ma'şuka aşık
Olmuşum hiç misli yok
Görmeyince hub cemalin
Dü cihan zindan bana

Neylerim evrad kuyudat
Var iken ol yar bana
Görmezem nücum ziyasın
Çün doğar envar bana

Öyle bir çeşm-i siyaha
Mail oldum ben bugün
Her nazarda çeşm-i dil-
-Ara hayat verir bana

Niceler geldi ve geçti
Ol yüze kör oldular
TALİBİ gördüm dese de
Hiç kanar olmaz bana
Herkesin bir sevdası var
Biri mal olmaz bana
Aşıkım ol bimisale
Misal olmaz yar bana

Bilmezem nedir kusurum
Küstü cananım benim
Rahat olmaz deli gönül
Gülmeyince yar bana

İçmez isem gamze-i
Nazından onun kevseri
Bağı cennette olursam
Görünür zindan bana

Kısmeti,ruz-ı ezelde
Kullara bahşeyledin
Kimseye dost olmayan
Bir tali'i verdin bana

Mahzeninde olmayan bir
Yokluğu verdin neden?
Ol hazine-yi gınadan mı
Gelir yokluk bana?

Bilir iken cümle varlık
Hep Sen'in,muhtac benim
Aciz ü naçar olursam
Niçin gelir gam bana?

Yokluğu varlık bilirsen
İzzetin oldur senin
FEHMİ bildinse bu remzi
Dü cihan bostan sana
Yine yaz oldu gönül,açtı bahar eşcar bana
Açtı evrak libasiyle göründü ol dost bana

Öyle bir gülzare düştüm ki zevk-i cinan bana
Harir atlasla donanmış hem,bakar ol dost bana

Nasibim ruz-i ezeldendir,göründü ol bana
Anın için her nazar gamze eder ol yar bana

Cümle alemden müberradır görünen yar bana
Saray-ı şehr-i hakikatta görünür ol bana

Sofular vasf-ı cemalinden sual eder bana
Edemem tarif kemalin,mahiyet olmaz bana

Görmüş olsa sofu ol yüzü,nedir evrad ona ?
Unuturdu taat evrad,can verirdi ol ona

Gel götürem seni ol yare ki mahremdir bana
TALİBİ'nin derdine düş,sözleri burhan sana
Hak buyurdu "Fezküruni"
Emre taat etsene
Gafil olma her nefeste
Hakk'a zakir olsana

Çün buyurdu Hak Teala
Sem'-i kalbi açsana
"Kad fetenna kavmeke" de
Sen rumuzu bilsene

"Lillahi'l-emru cemia"
Kelamın fehmetsene
Geç ikilik nisbetinden
Fail Allah bilsene

Çünkü mevsuf Hak oluptur
Böyle nazar etsene
Hem "Semi'ul basir" Ol'dür
"Ayne'l-yakin" görsene

Çün vücudun Hakk'a mazhar
Zatına mahvolsana
Yok edip kendi vücudun
"Küntü kenz" i bulsana

"Küllü men aleyha fanin"
Sırrın agah olsana
Baktığınca şeş cihette
Vech-i Hakk'ı görsene

TALİBİ sırr-ı hüviyyet
Menbaından içsene
Bir zaman çıkıp bekaya
Hakk'ı zahir görsene
Derman arama derdine
Derdin yeter derman sana
Fakrile eyle iftihar
Zillet yeter devlet sana

Zevkine uydur kulluğu
Hak'tan ata bil yokluğu
Mahveyle sen ağyarlığı
Hep görüne dildar sana

Dünya ile ukbayı bırak
Var ol kuru sevdayı bırak
Ol beni zakir,dedi Hak
İşte yeter canan sana

Dinle güzel mürşid sözün
Aç gözlerin hem gör yüzün
Uydur izine hep izin
Şeyhin yeter burhan sana

Aşkı yar et,yoldaş yeter
Kalbi zikrin haldaş yeter
Kıl tefekkür sırdaş yeter
İhsan eder irfan sana

Aşk ile olsun pazarın
Ko nefsin hep arzuların
Ver gıdasın murg-ı ruhun
Ondan doğar envar sana

Aşk ile sen ol arkadaş
Nefsinle et daim savaş
Kıl tarümar nefs askerin
Olsun emin yollar sana

Bin sen ol aşk burağına
Azmeyle dost iklimine
Kurban olursan uğruna
Yakın olur uzak sana

Allah der isen her nefes
Kalbin olur beyt-i akdes
Onda huzur et kıl namaz
Ehven olur mirac sana

Nedersin sen mülk-i fena
Eyle taleb azm-i beka
Ondadır ol vasl-ı lika
Didar olur ihsan sana

FEHMİ sen çıkma kesrete
Halvet edip düş vahdete
Eriş ol ulu Hazrete
Vuslat yeter seyran sana

Surette dört terkibim sırette hem beştenim
Ol vücud-ı cevherim Hakk'a etti inkılab

Hakk'ın sureti olan hem odur sıret bana
Vücudum bulmaz fena suretimdir bir serab

Ben var oldum varlıktan nefh oldum zat-ı Hak'tan
Zikr-i "Ene'l-Hak" bana ondan oldu istilab

Madem ki kul Hak olmaz,kul Hakk'ın gayrı olmaz
Kul çün ayn-ı Hak olmaz kimdir kul kimdir Çalap?

Kulun varlığı Hak'tır kul esmadan elyaktır
Cismin hiç hükmü yoktur döner suda bir dolap

Hak faildir hem muhtar kulda yoktur ihtiyar
Onun için ehl-i Hak etmedi hiç ittirab

FEHMİ Hakk'ı arif ol hem kadere bağlı ol
İhtiyarın terkeyle işleme günah sevab

Bugün erdi bana imdad
Uyandı gönlüm oldu şad
Dilerim Bari Mevla'dan
Vere her salike irşad

Behey aşık şuurun ne
Bu seyranda şuhudun ne?
Çü vardın "Kabe Kavseyn'e
O zevkten var mı bir müzdad?

Müsemmasın cemi esma
Sana talim olundu bil
Sen ol arif-i billahsın
Sana insan denildi ad

Senin mülkün timarında
Melekler oldular memur
Ki sen mesned-i Adem'sin
Mülk içi hep sana münkad

Celali perdesidir hep
Cemalin setreder daim
Cehennem gör hicab oldu
Giremez cennete ifrad

Bu varlık dağı ardında
Haber aldınsa Şirin'den
O dağı delmeğe ancak
Kişi kim olmalı Ferhad

Zülüf-i Ma'şuk'u görmek
Kifayet etmez aşığa
Yanar içi olur büryan
Ki vuslattır hemen maksad

Bu aşk,bir nar-ı muhriktir
Olunmaz arzuya teşbih
Ki cennet arzusunda hem
O zevke ermedi zühhad

Okuyan ders-i Ma'şuk'u
O bildi halet-i aşkı
Olur FEHMİ gibi mecnun
Eder Leyla'yı dilde yad
Firkatın narına yandım
Ya Rasulallah meded
Vuslatın aşkıyla doldum
Ya Rasulallah meded

Nice takat getirir ol
Can senin medhin duyar
Yandı gönlüm külhan oldu
Ya Rasulallah meded

Ruz u şeb ağlar dururum
Çağırırım el'aman
Bab-ı lütfundan kerem kıl
Ya Rasulallah meded

Dert senin derman senindir
Yoluna bunca keda
Onun için can verirler
Ya Rasulallah meded

"Men raani" sırrına
Vakıf oluptur aşıkan
Cümlenin muradı sensin
Ya Rasulallah meded

Nefsimin kesret-i cürmünden
Yüzüm daim siyah
Gün begün artmakta isyan
Ya Rasulallah meded

Bin haya ile kapında
TALİBİ şefkat umar
Eyle ihsan kıl şefaat
Ya Rasulallah meded
Gel ey kardeş sen de gafletten uyan
Mü'min olan durmaz zindan içinde

Yakıp varlık dağın şöyle merd ol kim
Gerdanı kan eyle irfan içinde

Benlik ile Hakk'a tuğyan eyleme
"La tüşriku" dedi Kur'an içinde

Mevla'yı ararsan zahirde ara
Göresin Anka'yı ol Kaf içinde

Balıklar ummanı arayıp gider
Nice görsün kendin umman içinde

Hakikat güneşi doğmuş üstüne
Nice görsün şemsi,sehab içinde

Gel ey FEHMİ sen de Hakk'ı fehmeyle
Gör ne cevherler var vicdan içinde
Gir Kamil gönlüne cennet dilersen
"Fedhuli" buyurdu Kur'an içinde

Ol Hümapervaz'ın sayesinde dur
Nail-i refah bul irfan içinde

"Men raani" çün buyurdu ol Rasul
Gör ne cevher var bu sadef içinde

Oku ezber "İlm-i Ledün" dersini
Hikmet tulu etsin vicdan içinde

Hakikat mürşide eyle intisab
Bulasın dermanı derdin içinde

Mürşide bende ol Hakk'ı seversen
"Fettebiuni" dedi Kur'an içinde

"Seb'a'i mesan" dersidir Tevhid
Fatiha okundu Mushaf içinde

Sözlerime kulak tutan aşıklar
Arif olur onlar akran içinde

FEHMİ sana ilm-i "Hikmet" vehbidir
Berkurur irfan gönlün içinde

Gezme avare bakma ağyare
Bul derde çare aşk ateşinde
Bakma sol sağa olma sen karga
Ver zevk dimağa aşk ateşinde

Bil işin fendin bilesin kendin
Gör ol Hu bendin aşk ateşinde
Bakma uzağa düşme tuzağa
Dal gülşen bağa aşk ateşinde

Sanma sen gayrı Hak senden ayrı
Bul bu esrarı aşk ateşinde
Aşıksan candan korkma sen nardan
Yan çık evhamdan aşk ateşinde

İstersen yarı kaldır hicabı
Seyret cananı aşk ateşinde
Oku akaid,anla fevaid
Bul sen hakayık aşk ateşinde

FEHMİ kıy cana gir bu meydana
Yan ol pervane aşk ateşinde
Sabah namazına hazır olanlar
Onlardır ef'ali Hakk'a verenler
"Fail Hak'tır" diye huzur ederler
Yalvar kul Allah'a seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

Öğle namazını kılan mü'minler
Her sıfatı Hakk'a nisbet ederler
Her nazar Mevsuf'u şuhud ederler
Yalvar kul Allah' seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

İkindi namazın cemaatla kıl
Vücud vücudullah,gayrı yoktur bil
Cümle alem fani,Hak'tır baki bil
Yalvar kul Allah'a seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

Akşam namazını imamla kılan
Onlardır Allah'ı hem zahir gören
Hak söyler "Ene'l-Hak" kulun dilinden
Yalvar kul Allah'a seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

Yatsı namazında eyle sen huzur
Muhammed yüzünden Hak zahir ol
Hak batın ile halk zahir ol
Yalvar kul Allah'a seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

Salat-ı Vitir-i kılan muhakkak
Evvel,ahir,zahir,batın olur Hak
Kalmaz şirkin,abid,ma'bud olur Hak
Yalvar kul Allah'a seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

"Teheccüd" namazı farz değil sana
"Yetim malı" dır yaka baştan başa
Teberrüken kılar,FEHMİ,yok haşa
Yalvar kul Allah'a seher vaktinde
Yalvar kul Allah'a beher vaktinde
Behey arzu-yu dildare
Hakk'a yalvar seherlerde
İçip hamra-yı peymane
Hakk'a yalvar seherlerde

Behey Leyla'ya divane
Değildir böyle merdane
Yanıp aşka ol pervane
Hakk'a yalvar seherlerde

Seherde "Selsebil" iç sen
İkincide "Rahik" iç sen
Üçüncüde "Tesnim" iç sen
Hakk'a yalvar seherlerde

Seherin vaktidir bu hem
Seherin sohbetidir hem
Seherin zevkidir bu hem
Hakk'a yalvar seherlerde

Seherde uykudan kalk sen
Salat-i Subh-u kıl hem sen
Ki "Fail Hak olur" bil hem
Hakk'a yalvar seherlerde

Seherde terket eşgali
Yanıp dert ile et ahı
Çü gördün zülf-i Leyla'yı
Hakk'a yalvar seherlerde

Gel ey derd-i biçare
Sakın aldanma ağyare
Konuş benimle ey yar'e
Hakk'a yalvar seherlerde

Nice evliyalar geldi
Seherin subh'unu kıldı
Bize remzin beyan etti
Hakk'a yalvar seherlerde

Gel ey sen TALİBİ daim
Huzur-ı Hakk'a dur daim
Olasın dost ile kaim
Hakk'a yalvar seherlerde
Sen bir aşıksın ma'şukun nerde?
Haber almışsın uzak bir yerde
Sil gözünü gör ma'budun nerde
Abid olur mu Ma'bud'a perde

Şirk sekri sende tuğyan eylemiş
Yol bulamazsın zevk-i Tevhid'e
Soyun dal sen de bahr-ı muhite
Cevher bulunmaz her bir nehirde

Bülbül zevk almaz altın kafeste
Nice durursun sen bu zulmette
Uçur şad eyle murg-ı ruhunu
Seyran eylesin enfüs afakta

Aşık olanlar irfan buldular
Zevke erdiler aklın ardında
Mecnun olmadan Leyla bulunmaz
Akıl kalır mı dar-ı mahbubta

Mürüvvet ettin beni bu derde
Her kim koyduysa olsun cennette
Mecnun'a birşey sual olunmaz
Yazmadı kalem,levh-i mahfuzda

Cemal-i yare bakarken FEHMİ
Tevhid hançerini duymadı canda
Gel ey aşık-ı biçare
Cihanda gezme avare
Var iken derdine çare
Ara bul onu bir yerde

Çün dersin aşkım ben de
Kani Hak sevdası sende
Duran huzurda bir merde
Eder mi boş yere secde?

Sakın sen kendini hardan
Şefaat umma gel körden
Atar aşağı bir yerden
Geçer ömrün o boş yerde

Ara bir mürşid-i kamil
Olasın ilmine nail
Bilişin cümle et zail
Erersin zevke her yerde

Seni iğfal eden cahil
O,Hak'tan kendisi gafil
Bu sözler hep sana vafir
Tutarsan pendimi sen de

Arama Hakk'ı sen nerde
Çu mevcuttur o her yerde
Arada sen iken perde
Allah'ın nerde,sen nerde?

Bu sözler hep seni irşad
Oku gönlünü eyle şad
Gidersin bir gün ansızın
FEHMİ bulunmaz ol yerde
Ey gönül tefekkür eyle
Esrar-ı Hakk'ı fehmeyle
Ol beyt-i kalbe ver cila
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Zikrullah nefsin öldürür
Hem seni sana bildirir
İrfanla seni doldurur
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Esrar-ı Tevhid'i bilmek
Eyledi da'vet Muhammed
Çünki eyledin icabet
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Gir sen irfani cennete
Garkol sefa'yı izzete
Ermek dilersen devlete
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Sivaddan kalbin eyle pak
Tecelli etsin hubb'i Hak
Sücud-i kalb odur mutlak
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Tevhid et Hakk!ı Hak ile
Efal, sıfat u zat ile
Gir ol vücud-i vahide
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Mahvet vücudun kıl fena
Fena-yı tamda bul beka
Yetmezmi sana bu safa
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

Uyandır kalbin arif ol
Salat-ı hamse dahil ol
Huzur-ı Hakk'a kaim ol
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle

FEHMİ'nin sözün yad eyle
Sırrına ermek cehdeyle
Ol dil canı şad eyle
Her nefes zikrullah eyle
Kalb ile fikrullah eyle
Gelin derviş olalım
İlm-i irfan bulalım
Zikre meşgul olalım
De La İlahe İllallah

Emreder Kur'an'da Hak
"Fezküruni" dedi bak
Oku ondan bir sebak
De La İlahe İllallah

Zikredenler mest olur
Allah ile dost olur
Her murada rast olur
De La İlahe İllallah

Bülbül olan zar olur
Yanar içi nar olur
Sonunda gülzar olur
De La İlahe İllallah

Güle bülbül olalım
Bülbüle gül olalım
Doğru yolu bulalım
De La İlahe İllallah

Lafz-ı Tevhid nedelim
Taklidi terkedelim
Sırr-ı Tevhid bilelim
De La İlahe İllallah

Nakşibendi şöhretin
Melami'dir sıretin
TALİBİ'nin zimmetin
De La İlahe İllallah


Ey Gönül,sen aşkı yar et
Bin ol burağa seyran et
Akl-ı Cibril'in burhan et
De La İlahe İllallah

Hicr-i kesretten uzlet et
Fakr-i fenada sohbet et
Bahr-ı vahdet'e vuslat et
De La İlahe İllallah

Bu faniye bek, al ibret
Serabtır ancak şuhud et
Beka-yı zatı vatan et
De La İlahe İllallah

Yoksun yokluğuna sabret
Varlığın Hak'tandır şükret
Hak'la Hakk'ı hem fikret
De La İlahe İllallah

Allah de her nefes zikret
Oynasın kalb-i basiret
Murg-ı ruhun alsın lezzet
De La İlahe İllallah

Tefekkür eyle bir saat
Bir saatın olsun bin saat
Budur ol makbul ibadet
De La İlahe İllallah

FEHMİ fehminde sen sabret
Kulsun Rabbine taat et
Fakr-i devletine fahret
De La İlahe İllallah








Ey üftade, gönlünden
De La İlahe İllallah
Berkeylesin dilinden
De La İlahe İllallah

Delet-i eman budur
Kamil-i iman budur
Cenneti açan budur
De La İlahe İllallah

La İlahe İllallah
Lafzını Tevhid sanma
Evrad, esmada kalma
De La İlahe İllallah

Bu lafız,suretdurur
İçi hikmet doludur
Dosta vuslat buldurur
De La İlahe İllallah

Ma'nası, ab-ı hayat
İçenler görmez memat
Münkir, Nekir'e cevab
De La İlahe İllallah

Cennete asan çıkar
Alem-i ervaha uçar
Kabrine rahmet saçar
De La İlahe İllalllah

Yakın eder uzağı
Atar yoldan tuzağı
Siler hesab mizanı
De La İlahe İllallah

Budur mü'mine burak
Kuş gibi geçer sırat
Nar-ı nırandan berat
De La İlahe İllallah

Cehl-i Süfyan'ın kaçar
İrfanın kanat açar
Dost iklimine uçar
De La İlahe İllallah

FEHMİ'ye haldaş budur
Yolunda yoldaş budur
Dilinde dildaş budur
De La İlahe İllallah
Gelin Tevhid edelim
La İlahe İllallah
Hakk'a doğru gidelim
La İlahe İllallah

Dertlerimiz dermanı
Tenlerimizin canı
Canlarımız cananı
La İlahe İllallah

Hakk'a doğru gidelim
Hak'la Hakk'ı bulalım
Hak yolunda ölelim
La İlahe İllallah

Nar-ı aşka dalalım
Yanalım kül olalım
Bahr-ı vahdet bulalım
La İlahe İllallah

Sular gibi akalım
Kuşlar gibi uçalım
Dost ile buluşalım
La İlahe İllallah

Sular gibi çağu çak
Dolaşalım dağ u dağ
Bulalım umman-ı Hak
La İlahe İllallah

İçelim meyhaneden
Olalım divaneden
Çıkalım bu haneden
La İlahe İllallah

Tacu tahttan geçelim
Keçe külah nedelim
Nurdan kırka giyelim
La İlahe İllallah

Karga,bülbül halinden
Anlamaz hiç razından
TALİBİ'nin sözünden
La İlahe İllallah
Ey kardeş gel de Allah zikredin dedi Allah
Her nefeste de Allah budur makbul indallah
Zikrin olsun hubbullah fikrin olsun fikrullah
Hubbun olsun hubbullah hiç kalmasın garullah

Aşkın olsun aşkullah zevkin olsun zevkullah
Seyrin olsun seyrullah çünkü oldun ehlullah
Allah de avaz eyle ten kafesi çak eyle
Can kuşun azad eyle vuslat etsin ilallah

Kalb evini pak eyle ravza-i rıdvan eyle
Hur ile gılman eyle zevke er sen abdullah
Madem ki ben bende yok sen senlikle sende yok
Hak'tan gayrı nesne yok her görünen vechullah

Aç gözün ibretle bak görünen değilmi Hak
FEHMİ'nin sözü mutlak zahirim dedi Allah
Ey şeyda'yı Hak de Allah Allah
Ver kalbe berrak de Allah Allah
Leyl ü neharda her bir zamanda
Cümle mekanda de Allah Allah

Zakir ol Hakk'a fikretme bakşa
Arif ol Hakk'a de Allah Allah
Hu dolu camdan iç dost elinden
Aksın dilinden de Allah Allah

Bülbül ol seste çağır kafeste
Her bir nefeste de Allah Allah
Fiilin et zail Hak olsun fail
Gör Hakk'ı zahir de Allah Allah

Ol FEHMİ zakir kalb olsun tahir
Konsun misafir de Allah Allah
Zikrederim dost seni
Derim Allah Allah
İçtim "Tesnim" kevseri
Dedim Allah Allah

Ey Hudavend-i cihan
Anılırsın bimekan
Senden sana her zaman
Derim Allah Allah

Ne göktesin ne yerde
Ne mürdesin ne zinde
Sen mevcudsun her yerde
Derim Allah Allah

Ne şarktasın ne garptasın
Ne sağda ne soldasın
Bilir iken bendesin
Derim Allah Allah

Aşkın ile dolmuşum
Yanıp büryan olmuşum
İle'l-ebed beyhuşum
Derim Allah Allah

Aşk ile pazarım var
Bimisal bir yarim var
Her nazar ihsanı var
Derim Allah Allah

Ey Kerim ü Zü'l-Fettah
Zikrin FEHMİ'ye miftah
Etti gönlümü iftah
Derim Allah Allah
Seherde meskanede
Her nefes derim Allah
Bu beyt-i dilhanede
Her nefes derim Allah

Dünyada yok pazarım
Ukbaya yok nazarım
Dilde daim ezkarım
Her nefes derim Allah

Havfederler cahiller
Mahzun olur zahidler
Lahavf olur aşıklar
Her nefes derim Allah

Allah derim hep candan
Sensin benden zikreden
Bildim gayrı yok Senden
Her nefes derim Allah

Gitti cehl-i dalalet
Geldi nur-i hidayet
Erdi Hak'tan inayet
De La İlahe İllallah

Hu derim Ya Hak,derim
Ya Hayye'l-kayyum derim
Ev edna'nın bahrında
Her nefes derim Allah

Yandım aşkın narına
Yok oldum dost varına
FEHMİ'yim dildarıma
Her nefes derim Allah


Gönül Tur-i Sina'sından
Tecelli etti çün Allah
Erişti "saika"salik
Hemen oldu fenafillah

Fenafillah bulan salik
Olur nefsine hem faik
Bulur bir sermedi varlık
Görür hep "Semme vechullah"

O "küntü kenz-i mahfi"den
Hemen zahir olur bir nur
Ona vahdet vücud derler
Olur zahir cemalullah

O vahdet-i vücud dersin
Oku insan-ı kamilden
Ona "Ümmü'l-kitab" derler
Okunur onda ilmullah

O "Seb'a-i mesan" dürrü
O kenz-i mahfiye kondu
O bir "Beyt-i emin"dir kim
Durur hem onda sırrullah

O mir'atı Muhammed'dir
Görünmez masiva onda
O bir nur-ı mücelladır
Odur mazhar-ı zatullah

Ara bir mürşid-i dana
Seni hem eylesin agah
Hem ihsan eylesin her gah
Bulursun tez visalullah

Odur sırr-ı "Nefahtü" hem
Nefholdu Adem'e ol dem
Buyurdu "Edeler secde"
Melekler Ademe'e Allah

Ara bul Adem'i nerde
Tenezzül eyle et secde
Geçip kibrinden et tevbe
Suçun afveylesin Allah

Odur ab-ı hayat bahri
İçenler oldular naci
Bulup hayyü'l-ebed baki
Beka ender bekabillah

Gel ey FEHMİ ara bir yar
Seni Allah'a etsin yar
Musa ol etme sen hiç ar
Ki Hızr'a göndere Allah
Bu alem mebdei sensin
Evvelsin Ya Rasulallah
Nübuvvet hatemi sensin
Ahirsin Ya Rasulallah

Cem'i kurb-i feraizde
Batınsın Hak olur zahir
Nevafil kurb-i hazrette
Zahirsin Ya Rasulallah

Senin esrar-ı mi'racın
Fenafillah olan bildi
Bekabillah bulam erdi
O zevke Ya Rasulallah

Makam-ı "Kabe kavseyn"e
Nebiler hep ayak bastı
"Ev edna" sırrına sadr-ı
Eminsin Ya Rasulallah

Sen ol şahr-ı kevneynsin
Kamu kullar sana muhtac
"Samed" ismine mazharsın
Şerif'sin Ya Rasulallah

Makamı-ı Mahmud'un sırrın
Sana bahşeyledi Allah
Reis-i enbiya sensin
İmamsın Ya Rasulallah

Sen ol bahr-ı hakayıktan
Çıkan bir dürr-i yektasın
Sarraflar kıymetin takdir
Edemez Ya Rasulallah

Ol bahr-ı ilmin emvacı
Yedi kat göklerin açtı
Ol sahra-yı "ama"nın
Anka'sısın Ya Rasulallah

Sen ol mahbub-ı Hazret'sin
Sen'i vasfedemez FEHMİ
Sen ol mahzen-i hikmetsin
hakim'sin Ya Rasulallah
Bir aceb sırra eriştim eyvallah
Buna esrar-ı aşk derler eyvallah

Bunu alim avam bilmez eyvallah
Buna ilm-i irfan derler eyvallah

Buna sırr-ı Kur'an derler eyvallah
Bunu ehl-i hicap bilmez eyvallah

Bunu ehl-i sevap bilmez eyvallah
Bunu Hızr u İlyas bilir eyvallah

Buna vasl-ı beka derler eyvallah
Buna sırr-ı Mustafa derler eyvallah

Bunu al-i aba bildi eyvallah
Buna "Seb'a-'l-mesan"dendi eyvallah

Buna ilm-i Huda derler eyvallah
Buna sırr-ı Kur'an derler eyvallah

Bu bir kenz-i ahfadır kim eyvallah
Bu bir mülk-i bekadır kim eyvallah

Bu bir fazl-ı Huda'dır kim eyvallah
Buna ihsan-ı Hak derler eyvallah

Buna dad-ı Hak derler eyvallah
Bu bir ahd-ü vefadır kim eyvallah

Buna ilm-i felah derler eyvallah
Buna feyz ü necat derler eyvallah

Bu bir sırr-ı safadır kim eyvallah
Bu FEHMİ'ye atadır kim eyvallah
Geldi dile dildarım
Dedim Elhamdülillah
Gördü gözüm didarım
Dedim Elhamdülillah

Seni sanırdım ayrı
Benden uzak bir tanrı
Bildim değilsin gayrı
Dedim Elhamdülillah

Erdi ilmim birliğe
Yer kalmadı benliğe
Doldu gönlüm senliğe
Dedim Elhamdülillah

Sen bu halkı var ettin
Zatına burhan ettin
Adem'i mir'at ettin
Dedim Elhamdülillah

Tendir bu cana beden
Candır canana beden
Sensin sultan hükmeden
Dedim Elhamdülillah

Sen zahir hem nihansın
Ariflere ayansın
Bildim bende mihmansın
Dedim Elhamdülillah

Kenz-i mahfi'den bir ses
Etti FEHMİ'ye nefes
Her zamanda yeknefes
Dedim Elhamdülillah
Aşkın meyinden
Bir kadeh içtim
Sarhoş göründüm
Ağyara karşı

Mir'atı ef'al
Gösterdi sun'un
Nakkaşın gördüm
Gergefe karşı

Necm ü kamerdir
Şemsin sıfatı
Durdular kıyam
Zatına karşı

Bülbüle gelse
Baharın zevki
Nice sabreder
Ol güle karşı

Olsa muhabbet
Vasl-ı mahbubtan
Cennet kurular
Aşığa karşı

Şems-i hakikat
Doğmuş görünse
Muhabbet olmaz
Esmaya karşı

Pervane duymaz
Zevk-i vuslatı
Yandı kül oldu
Cemale karşı

Vuslat-ı yarla
Halvet olanlar
Bakmaz hiç gözü
Ağyara karşı

Zeliha'ya sor
Halet-i aşkı
Oldu divane
Yusuf'a karşı

Ehl-i aşkı sen
Sanma serseri
Muhabbeti var
Allah'a karşı

FEHMİ aşıksan
Ma'şuk'un tanı
Doldur kadehi
Ol yara karşı
Gönül şehri sarayında
Gözüm gördü dilarayı
Nice inkar edem zahid
Ki gördüm ben o bedrayı

Benim ol aşık-ı berdar
Benim ol arif-i esrar
Benim ol vasıl-ı didar
Eden seyran o dergahı

Benim ilm-i şuhudumdan
Hep oldu aciz alimler
Onunçün kaldılar mahcub
Görünmez derler Allah'ı

Gerek alim gerek zahid
Ki bilmez nefsini tahkik
Onun imanı hep taklid
Eder inkar "ev edna"yı

Buna seyr ü süluk eden
Okur derslerini her dem
Gönül levhinde arifler
Eder ezber "Evedna"yı

Bu mümkinat serabdır hep
Vücud-ı Hak ile kaim
Meratible olur zahir
Muhittir cümle eşyayı

Gel ey FEHMİ vücudundan
Eser bırakma varlıktan
Fena ender fena ol kim
Sivasız gör müsemmayı
Nevm-i gaflette olanlar
Mürde mareler gibi
Kördür onun gönlü gözü
Çeşm-i a'malar gibi

Almadı onlar nasihat
Her muraddan bineva
Kalb-i mahtum bitefekkür
Ayn-ı mevtalar gibi

Ta ezelden bu harabe
Niceler dayf oldular
Buldular fena nihayet
Dud-i semalar gibi

Duydu aşıklar kulağı
Dost visalinden haber
Zar u giryan oldular hep
Dildar şeydalar gibi

Arif olan buldu irfan
Canına can eyledi
Lem'an etti nur-i Tevhid
Dürr-i yektalar gibi

Dost cemalin görmeğe
Can attılar pervane veş
Kül edip savurdular ol
Varlığı harman gibi

İhtiyarı mevt edenler
Buldular vasl u lika
Daldılar ol bahr-i zata
Mevc-i deryalar gibi

Açtılar kanat bekaya
Ettiler azm-i visal
Sır olup alem gözünden
Murg-ı ankalar gibi

Yumdular dünyaya gözün
Masivadan bihaber
Tuttular vahdette mesken
Ferd ü yektalar gibi

Hubb-i fillahtır muhabbet
Dillerinde gayrı yok
Açmış irfan yüzlerinde
Gül-i ranalar gibi

FEHMİ mahremdir hakikat
Bahrının gavvasıdır
Libas-ı Şer'i büründü
Giydi dibalar gibi

Nefret etme karga bülbül halinde
Yan gülün narına bülbüller gibi
Mest olmuştur onlar gül cemaline
Mestane ol sen de bülbüller gibi

Ol şeyda bülbüle sen ta'neyleme
Ah ile zarından bizar eyleme
Ol bir sırra ermiş inkar eyleme
Yan gülün narına bülbüller gibi
Mestane ol sen de bülbüller gibi

Bülbüller geçtiler senin meskenden
Durulmaz ol yerde kokmuş laşeden
Koksana sen de bir gül menekşeden
Yan gülün narına bülbüller gibi
Mestane ol sen de bülbüller gibi

Hiç güller yanından sen geçmez misin?
Güllerin kokusun sen hissetmez misin?
Bu komuş laşeden vazgeçmez misin?
Yan gülün narına bülbüller gibi
Mestane ol sen de bülbüller gibi

Seherlerde FEHMİ uyuyup yatma
Gafiller narına kendini atma
Huzur et,abid ol Hak ile Hakk'a
Yan gülün narına bülbüller gibi
Mestane ol sen de bülbüller gibi
Ali'dir Muhammed yolunda yoldaş
"Ledünni ilmi"nin sırrında sırdaş
"Ev edna" bahrının seyrinde kardeş
Canımın içinde cananım Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Ali'ye Hak dedi Haydar-ı Kerrar
Ona mensub oldu dildar Zülfikar
Muhammed gönlünde yer tuttu ol yar
Canımın içinde cananım Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Ali'nin sırrına akıllar ermez
Eren dahi olsa meydana vermez
Alem Haydar olsa kör olan görmez
Canımın içinde cananım Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Ali'dir tarikat yolunda rehber
Hakikat burcunda eyledi siper
Ona ilka oldu nutk-i Peygamber
Canımın içinde cananım Ali
Herden gönlümdeki mihmanım Ali

Aden var olmadan Muhammed ile
Birlikte ididler sırr-ı mübhemde
İkisi bir geldi vech-i Adem'de
Canımın içinde cananım Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Zuhur edip geldi Şah-ı enbiya
Ona hemdem oldu Ali Murteza
Ali şahdır,Muhammed2dir şehinşah
Canımın içinde cananım Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

FEHMİ ol şahın yolunda kurban
Ondandır elimde bulunan ferman
Dertli olan canlar buldular derman
Canımın içinde cananım Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Muhammed birliğe edince sala
Ali Zülfikar saldı dört yana
Ol güruha dahil buldular felah
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Hakikat şehrinde durduk namaza
Aşılar kıblesi "Semme vechullah"
Dört tekbirle cümle uyduk imama
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Muhammed'e Kur'an indirdi Allah
"La taknetü" dedi "Min rahmetillah"
Biz mahrum olmayız şahımız Ali
Herdem gönlümdeki mihmanımAli

Ehl-i beyt'i kasteyledi ol Mervan
Susuzluktan şehid oldular sıbyan
Aşıklar ciğerin kıldılar büryan
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Ol Yezid Muaviye etti hıyanet
Ederiz canına binlerce la'net
Şehid oldu imamlar koptu kıyamet
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Hasan'la Hüseyin ciğerpareler
Aşıkalr kalbinde açtı yareler
Tabibler bu derde bulmaz çareler
Meded Ya Muhammed şahımdır A li
Herdem gönlümdeki mihmanımdır Ali

Ali'nin şöhreti denildi Haydar
Ma'rifet kılıcı ismi Zülfikar
Bu esrarda FEHMİ eyledi ihbar
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali
Meded senden meded mürşidim Ali
Dermanım Muhammed,tabibim Ali
Hitab-ı ezelde ikrarım Ali
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

Muhammed Mustafa alem serveri
Ebubekir,Ömer,Osman yareni
Hakikat sırrında Ali mahremi
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Erdem gönlümdeki mihmanım Ali

Ol Hasan Hüseyin Ali evladı
Şehid olup uğruna verdiler canı
Gönülden sevenler buldu necatı
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herden gönlümdeki mihmanım Ali

Muhammed,mahzen-i sırr-ı İlahi
Ali gevherlerin sakisi,veli
Bize ihsan etti,ab-ı kevseri
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herden gönlümdeki mihmanım Ali

Muhammed ruhuna hezeran sala
Sıdkile diyenler buldular felah
TALİBİ kuluna buldur sen necat
Meded Ya Muhammed şahımdır Ali
Herden gönlümdeki mihmanım Ali
Takdir-i Huda sebtetti ceza
Olunur kaza hükm-i ezeli
Ezeli Süfyan hep oldu beyan
Etmedi iman oldu şeytan

Şol ki Semud'dur mezhebi yoktur
Fesadı çoktur etti tuğyanı
Şol ki Belkıs'tır imanı hastır
Gör nice bildi ol Süleyman'ı

TALİBİ zevkte mülk-i vahdette
Bu ca kafeste etti seyranı
Ela ey aşık-ı mahbub diyem sana ki icmali
Kamu bir noktadır cümle bu alemde nihan etti

Onun vech-i cemalini celali ihticab etti
Ki bu sırdan sıfat esma ki zatını hicab etti

Hakikat bir şecerdir kim ne maşriki ne mağrubi
onun zıll-ı hayalinden sıfatını beyan etti

Bu eekvan bir fener misli içinde zattır şem'i
Ziyası fi'line benzer bu alemden cila etti

Behey aşık nedir aşkın bana bildir nedir fikrin?
Bu manadan haber bilsen nice esrar beyan etti

Edebler zar u efganı bulurlar gül ü gülzarı
Çün oldular bülbül canı onunçün can feda etti

Bu TALİBİ taleb kıldı maarif kenzini buldu
Hakayık remzini bildi bilen remzi imam etti

Ölmeden evvel ölüp
Kabre giren anlar bizi
Haşrolup haşrolmadan
Mahşer gören anlar bizi

Murg-ı anka ismine
Bülbül olanlar anlamaz
Mavera-yı kaf olup
Anka olan anlar bizi

İlm u irfan mahzeni
Hak'tan gelir sanma kitab
Cümle ilm u irfana
Mahzen olan anlar bizi

Biz o serreyiz muhit
Şemse karıştı varımız
Ol hakikat şemsine
İlhak olan anlar bizi

Derya-yı ab-ı hayattan
İçmişiz ermez memat
Umman-ı ab-ı hayattan
Gavvas olan anlar bizi

Söylenen bir kuş dilidir
Bilmeğe irfan gerek
Tevhidi murg-ı zebandan
Ders alan anlar bizi

FEHMİ'yi siretle görmek
Kimseye olmaz nasib
Bihuruf u lafz u savt
Sohbet bilen anlar bizi
Geldi bir nur maşrikiden
Tulu-i afitab gibi
Ref'edib zulmet-i cehli
Etti münevver bizi

EdelimElhamdülillah
Şahımız alicenab
Evveli hüznile gamdı
Şimdi hal etti bizi

Kal'e geldi cümle ihvan
Ettiler söz iftinan
hem ifakat buldu emraz
Etti hoş vücud bizi

Bir şeceri aşı etmiş
İdi ahlat istiab
Geldi kamil himmetiyle
Etti has rumman bizi

"Ve nefahtü fihi min ruhi"
Bu sırdır bilsene
Çünkü bunda la'net oldu
Etmeyen ikrar bizi

Ehl-i suret cennetinden
Biz feragat eyledik
Hem kelamı Hak'tan aldık
Ruh-i has etti bizi

Kazaeynin kamileyninden
Olundum bir vekil
Bilmedi eşrar bu emri
Pürziya etti bizi

Pirimiz kutb-i cihan
Himmetidir şüphe yok
Bahr-ı ilmin cür'asından
Etti mestane bizi

Ehl-i aklın cennetini
TALİBİ emre harab
Bu nidayı guş edenler
Su-i zan etti bizi
Gel ey aşık-ı Hakkani
Ki gördüm kendini fani
Odur Allah Hüvel'l-Baki
Odur ol Vacib-i Mutlak

"Ene'l-Hak"sırrına er bak
Ki sanma sen olupsun Hak
Velakin sensin ol mazhar
Ki Hak der senden "Ene'l-Hak"

Ki sen bir mazhar-ı tamsın
Olur kuvvende Hak zahir
Ki sen ol abd-i batınsın
Olursun Hak'ta müstağrak

Bu yerdir alem-i Berzah
Dahi hem alem-i ervah
Bu yerdir ruhların kabri
Ki nurla defnolundun bak

O kabr-i vahdete düşmek
Varıp Bir ile birleşmek
Visal-i dosta erişmek
Ne güzeldir ne güzel bak

O yerden açılıp perde
Görürsün yerini nerde
Bulursun cennetü'l-irfan
Bakarsın gördüğün hep Hak

Bu yerdir şehr-i hakikat
Bu yerde zahir olur Hak
Gören Hak'tır görüne Hak
Muhittir ol bila ıtlak

İlahi varlığınla hep
Zuhur et bende ol zahir
Kamu zerratımızla hem
Bizi et zatına ilhak

Gel ey FEHMİ sen ol agah
Bu yerdir sırr-ı "Feeynema"
Nere dösen hemen Allah
O yüzden hali yer yok bak


Rah-ı aşka salik olmak
Takdir-i ihsan gerek
Derd-i Hakk'a sabır olmak
Vüs'at-ı vicdan gerek

Kahrı lütfü bir bilenler
Buldular feyz ü necat
Hayrı şerri Hakk'a nisbet
Alima irfan gerek

Mahz-ı Tevhid'i bulamaz
Olmayınca bir delil
Ol hakikat şehrine
Varmağa irfan gerek

Dil verilmez her görünen
Zındığa etme iman
Ders-i Tevhi'i okumak
Kamile ferman gerek

Zühd ü takva ile bulunmaz
Zevk-i Tevhid mahzeni
Kenz-i bipayanı bulmak
Uğruna kurban gerek

Adeta evrad ve esma
Oldu vuslata muhal
Vuslat-ı dost uğruna
Candan geçip berdar gerek

Sıyt ve şöhrette kalanlar
Bulmadı FEHMİ reşad
Aşıkın ma'şuk yolunda
Yer ile yeksan gerek

Ey talib-i Hak
Aşık ol aşık
Ver kalbe ferah
Aşık ol aşık

Terket hevayı
Olma mürai
Ol sen Melami
Aşık ol aşık

Arkanda yük var
Kalbinde çirk var
İlminde şirk var
Aşık ol aşık

FEHMİ bu yerde
Varlıktır perde
Çare bu derde
Aşık ol aşık

Paylaş